Tarihin ve Çayın Keyfi ile Pera Palace Otel

3
2833

Pera Palace Otel etkileyici tarihi, romanlara konu olan hikayeleri ve sunduğu sosyo- kültürel etkinlikleri ile bir otelden çok daha fazlasıdır. Agatha Christie ,Ahmet Ümit ve Zülfü Livaneli gibi soluksuz okunan romanların ilham kaynağı olan ,İstanbul’da kesinlikle görülmesi gereken bir müze otelidir…
125 yıllık tarihi içinde barındıran Beyoğlu’nun incisi olan bu özel otel Tepebaşı’nda yer almakla beraber, muhteşem Haliç Manzarası ve görkemini hiç kaybetmemiş olan tarihi binasıyla dışarıdan bile bakıldığında sizlere Avrupai bir hava sunar.
Tarihine baktığımız da geçmişi 4 Ekim 1888 de Orient Express treni ile başlar. Bu trenin ilk yolcuları da o dönemin yüksek tabakadan bürokratları, gazetecileri, yazarları ve zenginleriydi. Bu lüks tren yolcuları için, İstanbul’da hem lüksü hem de konforu içinde barındıran bir otel gerekliydi. Bu özel otelin kuruluş çalışmalarına 1892 yılında başlanmış olup, 1895 yılında o özel kapılarını görkemli bir balo ile beraber bu özel konuklarına açmıştı.

Sizlerle Pera Palace Otel deneyimlerimi orada çalışmış, tarihin derinliklerini hissetmiş ve müthiş keyif almış biri olarak paylaşmak isterim.:)

Bir Otelden Fazlası Pera Palace

Kubbeli Lounge Çay Saati – Pera Palace İstanbul

Otele tarihi kapılarından girdiğiniz anda içerinin mimarisi, çalan müzikler, pembelerle donatılmış tarihi pastanesi, ismi kadar güzel Patisserie De Pera tüm sıcaklığı ile sizi karşılar. Koyu bordo halılar ile döşenmiş merdivenlerden çıktığınızda ve görkemli salona girdiğinizde gözlerinize o güzel rengarenk kubbeler çarpar. Bu alana Kubbeli Salon isminin verildiğini belirtmek isterim. Kubbeli salon Pera Palace’ın kalbi konumundadır. Devam ettiğinizde eşsiz bir kütüphane ile beraber dekore edilmiş kırmızı koltuklar ve piyano sizleri zamanın gerisine savurur.

Tarihi Asansör Pera Palace İstanbul -Sosyal Ayak-

Pera Palace Otel’i Avrupai ve ayrı kılan bir özelliği de ilklerin oteli olmasıdır. İlk sıcak suyun, Osmanlı sarayları dışında ilk elektriğin ve Türkiye’nin ilk elektrikli tarihi asansörü ile sizleri adeta bir zaman yolculuğuna çıkarır. Tarihi asansörün demir kapıları, içerisinde bulunan kırmızı ve ahşap koltukları ile kendinizi asansörden çok özel dinlenme odasında gibi hissedersiniz. Ünlü İngiliz yazar Daniel Farson asansörü bu sözlerle kalem döker; “Dökme demir ve ahşaptan yapılmış dünyanın en güzel asansörüdür. Bu asansör reverans yapan bir kadın gibi yükselir. Turistler gözlerini bu müthiş sevimli ve aristokrat asansörden ayıramazlar.” Herkesin önünde ve içinde fotoğraf çekilmeden edemediği bu asansörü sizde fotoğraflamadan duramayacaksınız.

Kubbeli de Beş Çayını Yudumlamak..:)

İstanbul’da ilk beş çayı saati uygulamasını başlatan Pera Palace  her zamanki gibi farkını yine ortaya koymaktadır. Kubbeli salonda haftanın her günü saat 15:00-18:00 saatleri arasında eşsiz enerjisi olan İlham Gencer’in piyanosu ve akordeonu ile yaptığı şov, Bu özel çay saati konsepti otelin 50 senedir vazgeçilmez keyiflerinden biri haline gelmiş durumdadır. Açık büfe tatlı ve tuzlu kurabiye çeşitleri, keçi peynirli, kaparili somon füme ve roast beef sandviç çeşitleri, muhteşem makaronları, çikolata topları ve daha sayamacağım kadar lezzetli tatlı tuzlu çeşitleri ile oldukça geniş bir büfeye sahip olup eşsiz lezzetler sunmaktadır. Kişi başı 85 TL’dir. Fiyat bir çay saatine göre size fazla gelebilir fakat unutmayın sadece çay saati değil, Kubbeli Salonun etkileyici havası gibi birçok odasında da ayrı bir hikayenin olduğu ve Atatürk Odasını gezebileceğiniz bir müze evidir.
Çay saati ile otelin bu gizemli dünyasına adım atma fırsatı yakalayabilirsiniz. Gitmeyi düşündüğünüz takdir de rezervasyon yaptırmayı ihmal etmeyin. Özellikle Aralık ayının gelmesi ile beraber ışıl ışıl süslenen otelin ambiyansı çay büfesinde de kendini hissettirir. İster ailenizle, isterseniz arkadaş gruplarınızla hem bedeninizin hem de ruhunuzun besleneceği güzel bir zaman dilimi yakalamak isterseniz mutlaka deneyimlemenizi öneririm.

Pera Palace Otel - Karaköy İstanbul
Pera Palace – Şişhane İstanbul

Görülmesi Gereken Atatürk’ün Müze Odası

Bu özel otel için en farklı ve önemli olan detaylardan biri de Atatürk’ün Müze Odası olan 101 nolu odadır. Atatürk’ün 1917 yıllarında cephe sonrasın da konakladığı ve evi gibi kullandığı odasında ülkemiz için bir çok önemli kararların alındığı ve önemli misafirlerini ağırladığı odadır. Ulu Önderimiz ’in 100.yıl doğum gününde müze haline dönüştürülmüş bu odada, kendisine ait özel eşyaların, gazetelerin, 20. Yüzyıla ait kitapların ve dünyaca ünlü Hindistanlı bir medyum tarafından hediye edilen halılar mevcuttur. Özellikle bu halıların birinde çok ince bir detay dikkat çeker, Atatürk’ün ölüm saatinin dokuzu beş geçe olarak, 10 tane kasım patı çiçeğiyle halı da işlenmiş olması ve Hindistan inanışına göre Kasımpatı çiçeğinin ölümü çağrıştırması sizleri hem inanılmaz şaşırtacak hem de duygulandırıyor olacaktır. Odayı 15:00 – 16:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Atatürk Odası gibi otelde bulunan diğer  oda isimleriyle insanlar da farklı bir ilgi oluşturmaktadır. Odaların isimleri bizzat orda konaklamış olan dönemin ünlü isimlerinden alır. Greta Garbo, Ernest Hemingway, Pierre Loti, Agatha Christie bunların bazılarıdır.

Gizemli Oda 411 Agatha Christie

En ünlü polisiye yazarlarından olan Agatha Christie’nin 411 numaralı odası bizzat kendisinin çok uzun zaman konakladığı oda olup(bir rivayete göre Doğu Eksperin’de cinayeti bu odada yazdığı söylenir), kırmızı ve siyah dekoru, kendisine ait daktilosu, kitapları ve gizemli anahtar hikayesi ile karşınıza çıkmaktadır. Ayrıca konaklama isteyenler içinde satışı yapılmaktadır.

Bu eşsiz ve özel otel olan Pera Palace’ı gidip gördüğünüzde eminim ki sizlerde de benim kadar özel yer edinecektir. Okurken bile tarihin kokusunu burnunuzda hissetmeniz dileğiyle:)

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here